Deneme2 dk okuma
Şeyḫ Adī Algısının Üç Katmanı
Tek bir tarihî şahsiyet, üç ayrı kaynak grubunda üç ayrı insana dönüşüyor. Bu katmanları ayırmadan Yezidilik tarihini okumak mümkün değil.
Tarih yazımında en zor işlerden biri, bir şahsiyetin kendisiyle onun etrafında zamanla oluşmuş algıyı birbirinden ayırmaktır. Şeyḫ Adī b. Musāfir (ö. 557/1162) bu güçlüğün ders kitabına girecek örneğidir: tek bir insan, üç ayrı kaynak grubunda birbirini neredeyse tanımayan üç ayrı kişiliğe bürünür.
Birinci katman: temel İslâm kaynakları
İbnü’l-Es̱īr, İbn Ḫallikān ve çağdaşı tabakat yazarları için Şeyḫ Adī, Hakkâri dağlarına çekilmiş zâhid bir Sünnî sûfîdir. Emevî soyundan geldiği, Baʿlebek civarında doğduğu, Bağdat’ta ʿAbdülḳādir el-Cīlānī çevresinde bulunduğu kaydedilir.1 Bu tabakada olağanüstü hiçbir unsur yoktur; anlatı, dönemin yüzlerce sûfî biyografisinden biri gibi okunur.
İkinci katman: menkıbe literatürü
Vefatından sonraki iki yüzyıl içinde tablo değişir. Adeviyye tarikatı etrafında oluşan menkıbe literatüründe Şeyḫ Adī artık kerametler gösteren, tabiat olaylarına hükmeden bir velîdir. Buradaki dönüşüm, tasavvuf tarihinde sıkça görülen bir kalıba uyar: tarihî şahsiyet, tarikatın meşruiyet ihtiyacı ölçüsünde büyütülür.
Menkıbe, tarihî bilgiyi yanlışlamaz; onu başka bir amaç için yeniden düzenler. Sorulması gereken soru “doğru mu” değil, “neden böyle anlatılıyor” olmalıdır.
Üçüncü katman: Yezidi dinî literatürü
Asıl kırılma burada. Yezidi kavl ve beyitlerinde Şeyḫ Adī artık bir sûfî şeyhi değil, kozmolojik bir figürdür. Meleke Ṭāvūs ile birlikte anılır, bazı metinlerde ilâhî bir mertebeye yerleştirilir. Mıṣḥafa Reş ve Kitēbā Cilwe gibi metinlerdeki portre, birinci katmandaki zâhid ile aynı kişi olduğuna inanmayı güçleştirecek kadar farklıdır.
Yezidi geleneğinde sıkça tekrarlanan formül bu dönüşümü özetler:
شيخادي هو سلطان العالم
Bu cümlenin birinci katmandaki Şeyḫ Adī için söylenmesi düşünülemezdi.
Neden ayırmak gerekiyor
Üç katmanı tek bir anlatıya sıkıştıran çalışmalar iki hatadan birine düşüyor: ya Yezidiliği “sapmış bir tasavvuf kolu” olarak okuyup özgünlüğünü siliyor, ya da Şeyḫ Adī’nin Sünnî geçmişini tümden reddedip kaynakları görmezden geliyor. Oysa her katmanın kendi omurgası, kendi kaynak grubu ve kendi iç mantığı var. Bunları ayrı ayrı okuyup sonra karşılaştırmak, hem tarihî şahsiyeti hem de onun etrafında kurulan dinî muhayyileyi anlamanın tek sağlıklı yolu.
Footnotes
-
Bu kayıtların tamamı ve kaynak tenkidi için bkz. Şeyh Adî b. Müsâfir: Hayatı, Menkıbevî Kişiliği ve Yezidi İnancındaki Yeri (İstanbul: Nûbihar, 2012), özellikle birinci bölüm. ↩
- Yezidilik
- Şeyh Adî b. Müsâfir
- Menkıbe
- Kaynak eleştirisi